X-ışını nedir?

X-ışınları ya da Röntgen ışınları, 0.125 ile 125 keV enerji aralığında veya buna karşılık, dalgaboyu 10 ile 0,01 nm aralığında olan elektromanyetik dalgalar veya foton demetidır. 30 ile 30.000 PHz (1015 hertz) aralığındaki titreşim sayısı aralığına eşdeğerdir. x ışınları özellikle tıpta tanısal amaçlarla kullanılmaktadırlar. Yükünleştirici ışınım sınıfına dahil olduklarından zararlı olabilirler. 1895'de Wilhelm Röntgen tarafından bulunduğundan sıkça Röntgen ışınlarından söz edilir. Wilhem Röntgen X ışınlarını tesadüfen bir deney yaparken bulmuşturx-ışını

Röntgen ışınları ışığa benzeyen fakat gözle görülmeyen, oldukça delici özellikli bir salınımdır. Röntgen ışınlarına X ışını da denir. X ışını tabirini (Almanca: X Strahlung, günümüzde Röntgenstrahlung) ilk olarak bu ışınları keşfeden fakat özelliklerini tam bulamayan Wilhelm Conrad Röntgen, “bilinmeyen” anlamında kullanmıştır. Röntgen ışınlarının elektromanyetik radyasyon spektrumunun bir kısmı olduğu, bugün artık bilinmektedir. Bu ışınların dalga boyu 10-9 ile 10-11 cm arasındadır. Dalga boyu gözle görülen ışığınkinden kısadır.

X-ışınları elektromanyetik dalga kimliğinde oldukları ve kutuplanma özelliği taşıdığı ilk olarak Barkla(1906) tarafından kanıtlanmıştır. X-ışınları demeti;karbon,alüminyum, ve kükürt bloklarından oluşan bir saçışa ortama gönderilmektedir. Saçıcı ortamın elektronları, üzerine gelen x-ışınlarının elektrik alan vektörünün etkisiyle titreşerek aynı frekansta elektromanyetik dalgalar yayınlar. X-ışınları xy düzleminde paralel elektrik alan vektörü bulundurur. 0x doğrultusunda saçılmaya başlayan x-ışınları yanlızca 0y doğrultusunda titreşen elektrik alan vektörüne sahiptir ve böylelikle kutuplanmıştır.

X-ışınlarının zararları nedir?

X-ışını aygıtı, yüksek frekanslı ve dolayısıyla enerji düzeyi yüksek elektromanyetik dalgalardan oluşan fotonlar yayar. Bu fotonlar herhangi bir malzeme içerisinde seyahat ederken, o malzemeyi oluşturan atom ya da moleküllerle etkileşerek, iyonlaşmalara yol açar. İçinde seyahat edilen ortam bir hücre ise eğer, hücre metabolizması olumsuz etkilenir.

Gerçi her hücrenin bu tür olumsuzluklara karşı bir tamir mekanizması vardır. Fakat, birim zamanda hücreye ulaşan foton sayısı arttıkça, bu mekanizma oluşan hasarın hızıyla başetmekte zorlanmaya başlar. Hatta, hücre yapısında oluşan anormal bir değişiklik, hücrenin kendi kendini yoketme kararıyla sonuçlanabilir. Bu durum özellikle, hızla çoğalan hücreleri etkiler. Bu nedenledir ki, x-ışınları, hızlı üreyen kanserli dokulara odaklanmak suretiyle, bu hücrelerin öldürülerek, tümörün yokedilmesinde kullanılır.

Ancak, kıl dibi, sindirim sistemi çeperi ve kan hücreleri gibi, kendisini normalde zaten sıkça yenilemek zorunda olan hücreler de bu ışınımdan olumsuz etkilenir. Bu yöntemle kanser tedavisi gören hastalarda saç dökülmesi, mide bulantısı ve kansızlık belirtilerinin görülmesi bu yüzdendir.